Yoga’nın 8 Basamağı Nedir?
- Didem Oylumlu

- 18 May
- 3 dakikada okunur
Yoga’nın 8 basamağı, yogayı sadece beden pozlarından ibaret görmeyen; nefes, meditasyon, etik yaşam ve içsel farkındalığı birlikte ele alan eski ve çok değerli bir yol haritasıdır.
Bir şey fark ettim…
Yoga ile yeni tanışan pek çok kişi bir süre sonra aynı soruyu soruyor:
“Yoga aslında sadece asana mı?”
Yani sadece beden pozlarından mı ibaret?
Açıkçası bu çok haklı bir soru. Çünkü modern dünyada yoga çoğu zaman esneklik, denge ya da estetik pozlarla temsil ediliyor. Sosyal medyada da genellikle en çok gördüğümüz tarafı bu oluyor. Klasik yoga metinlerine baktığımızda yoga aslında çok daha geniş bir alan.
Yaklaşık 2000 yıl önce Patanjali, Yoga Sutralar’da yogayı sekiz basamaklı bir yol olarak anlatıyor. Sanskritçe adı Ashtanga.
“Ashta” sekiz, “anga” ise basamak demek. Ve işin güzel tarafı şu:
Yoga'nın 8 basamağı ile Patanjali insanı “mükemmel” yapmaya çalışmıyor. Daha çok insanın kendisiyle biraz daha yakınlaşmasına yardımcı oluyor gibi. Bence yoga tam da burada güzelleşiyor 🌿

Yoga'nın 8 Basamağı
1. Yama — Başkalarıyla ve Hayatla İlişkin
Yoga'nın 8 basamağının ilk basamağı “Yama” ama gözünüz korkmasın :) Bu böyle katı kurallar listesi gibi bir şey değil.
Bugün modern yoga çoğu zaman sadece beden pratiği olarak görülse de, Patanjali’nin Yoga Sutraları yogayı çok daha kapsamlı bir dönüşüm sistemi olarak anlatır. Daha çok şunu soruyor:
“Kendime ve çevreme zarar vermeden yaşayabilir miyim?”
Mesela:
Kendime nasıl konuşuyorum?
Bedenimi sürekli zorluyor muyum?
Sürekli suçluluk hissiyle mi hareket ediyorum?
Dinlenmeye izin veriyor muyum?
En bilinen ve ilk yama “Ahimsa”, yani zarar vermemek.
Bazen en büyük şiddeti insan kendine uyguluyor. Sürekli yetişmeye çalışmak, bedeni dinlememek, hep daha fazlasını istemek…
Yoga burada biraz yavaşlatıyor insanı. Modern sinir sistemi araştırmaları da bunu destekliyor aslında. Özellikle kronik stres altında beden sürekli alarm halinde kalabiliyor. Stephen Porges’in çalışmaları da güven hissinin sinir sistemi üzerindeki etkisini uzun yıllardır anlatıyor. Belki yoga bazen sadece şunu diyebilmektir:
“Bugün kendime biraz daha nazik davranacağım.”
2. Niyama — Kendinle Baş Başa Kalabilmek
Bu basamak biraz daha içeri dönüyor. Yoga burada “kendini gözlemleme” kısmını açıyor. Mesela matın üstünde:
Zorlandığında ne yapıyorsun?
Hemen vaz mı geçiyorsun?
Kendini başkalarıyla mı kıyaslıyorsun?
Nefesini mi tutuyorsun?
İnsan bazen asanada kendi hayatını görüyor gerçekten 🙂 Buradaki en sevdiğim kavramlardan biri “Santosha”.
Yani olduğu haliyle biraz huzur bulabilmek. Bu pasif olmak demek değil ama sürekli eksik hissetmeden yaşayabilmek demek. Açıkçası modern dünyada bu hiç kolay değil.
3. Asana — Evet, Pozlar da Var 🙂
Yoga Alliance standartlarında hazırlanan birçok yoga eğitmenlik eğitimi programında da yoga felsefesi önemli bir yer tutar. Modern yoga dünyasının en görünür kısmı burası ama ilginç olan şu, Patanjali asanadan düşündüğümüz kadar uzun bahsetmiyor. Çünkü amaç akrobatik şekiller değil.
Amaç:
bedende denge,
stabilite,
rahatlık,
nefesle bağlantı.
Bugün bilimsel çalışmalar düzenli yoga pratiğinin:
stres yönetimini destekleyebildiğini,
mobiliteyi artırabildiğini,
dengeyi geliştirebildiğini,
sinir sistemi regülasyonuna katkı sağlayabildiğini gösteriyor.
Yine de bence yoga pratiğinin en değerli tarafı başka bir yerde. İnsan bedenini “düzeltilecek bir problem” gibi görmüyor ama her şeyin yoluna girebileceğini söylüyor. Bu çok kıymetli bir şey.
4. Pranayama — Nefesle Yeniden Tanışmak
Çoğu kişi nefes aldığını düşünüyor ama gerçekten nefes alabiliyor muyuz?
Yoga burada çok tatlı bir kapı açıyor. Çünkü nefes sadece oksijen alışverişi değil. Aynı zamanda sinir sistemiyle direkt bağlantılı bir araç.
Nefes çalışmaları, meditasyon ve farkındalık uygulamaları aslında yoga’nın sekiz basamağının doğal parçalarıdır.
Özellikle yavaş ve kontrollü nefes çalışmaları parasempatik sistemi aktive ederek bedeni sakinleştirebiliyor. O yüzden bazı günler sadece nefes çalışmak bile başlı başına yoga pratiği olabilir. Hatta bazen insanın gerçekten ihtiyacı olan şey ileri seviye bir poz değil sadece bir tane derin nefes oluyor.
5. Pratyahara — Biraz Sessizlik
Bence bu çağın en zor basamaklarından biri bu.
Telefon, bildirimler, sesler, ekranlar… Zihin hiç durmuyor.
Pratyahara biraz duyuları içeri çekmek gibi. Kendinle sessiz kalabilmek..
İlk başta zor geliyor çünkü insan sessiz kalınca kendisini de duymaya başlıyor ama zamanla o sessizlik korkutucu olmaktan çıkabiliyor.
6. Dharana — Odakta Kalabilmek
Şu an çoğumuzun dikkati yaklaşık birkaç saniyede bir bölünüyor. Yoga burada zihni zorla susturmaya çalışmıyor aslında. Sadece tekrar tekrar odağı geri çağırıyor.
Nefese dön.
Bedene dön.
An’a dön.
Ve bu küçük dönüşler zamanla zihni yumuşatmaya başlıyor.
7. Dhyana — Meditasyon
Meditasyon bazen yanlış anlatılıyor. Sanki zihnin tamamen boş olması gerekiyormuş gibi…
Ama insan zihni düşünür zaten. Meditasyon biraz düşüncelerin içinde kaybolmadan kalabilmek gibi. Bazen birkaç dakikalık gerçek bir farkındalık hali, saatlerce yapılan otomatik hareketten daha dönüştürücü olabiliyor.
8. Samadhi — Bütünlük Hissi
Bu kısmı tarif etmek biraz zor, çünkü daha çok deneyimlenen bir alan. Bence Samadhi’yi ulaşılması gereken mistik bir “üst seviye” gibi düşünmek gerekmiyor. Bazen çok küçük anlarda hissediliyor:
nefes verirken,
yürürken,
bedenle kavga etmediğin bir anda,
kısa bir sakinlik hissinde…
Belki yoga aslında sürekli bir yere ulaşmaya çalışmaktan biraz vazgeçmekle ilgili.
Yoga’ nın 8 basamağı bana hep şunu hatırlatıyor: Yoga sadece esnemek değil,
sadece spiritüel görünmek de değil, sadece poz yapmak hiç değil. Yoga biraz:
kendini duymak,
bedenle yeniden tanışmak,
sinir sistemine güven hissini öğretmek,
bazen durabilmek,
bazen yavaşlayabilmek.
Ve en güzel tarafı şu sanırım başlamak için mükemmel olmanız gerekmiyor 🌿
Belki yoga gerçekten sadece esnemek değildir. Belki biraz da kendimize yaklaşmayı öğrenmektir.


Yorumlar