İyi Bir Yoga Eğitmeni Neden Hiç Öğrenmeyi Bırakmaz?
İyi yoga eğitmeni olmak, yalnızca bir eğitimi tamamlamak değil; bilgi, gözlem ve deneyimi zaman içinde sürekli derinleştirmek anlamına gelir.
“200 saatlik eğitimimi tamamladım.”
Yoga eğitmenliği yolculuğunda bu cümle önemli bir dönüm noktasıdır. Aslına bakarsanız aynı zamanda başka bir şeyin de başlangıcıdır. Çünkü iyi bir yoga eğitmeni olmak, yalnızca bir sertifika almakla tamamlanan bir süreç değildir.
Asıl öğrenme çoğu zaman eğitim bittikten sonra başlar.

Yoga Binlerce Yıllık Bir Gelenek Ama Hâlâ Gelişiyor
Yoga çok eski bir öğreti. Ancak insan bedenini anlama biçimimiz sürekli değişiyor.
Yıllar önce kaslar hakkında bildiklerimizle bugün bildiklerimiz aynı değil. Ağrı bilimi gelişiyor. Sinir sistemiyle ilgili araştırmalar artıyor. Fasya üzerine yeni çalışmalar yayınlanıyor. Motor öğrenme konusunda her yıl yeni bilgiler ekleniyor. Dolayısıyla iyi bir yoga eğitmeni de öğrendiği bilgileri zaman zaman yeniden gözden geçirmek zorunda kalıyor.
“Ben Artık Oldum” Demek Belki de En Büyük Risk
Meslek hayatım boyunca beni en çok etkileyen şeylerden biri şu oldu.
Ne kadar çok öğrenirsem, bilmediğim şeylerin ne kadar fazla olduğunu o kadar iyi fark ediyorum.
İlk eğitimimi tamamladığım yıllarda birçok sorunun tek bir doğru cevabı olduğunu sanıyordum. Bugün ise aynı soruya bazen birkaç farklı açıdan bakmanın mümkün olduğunu biliyorum. Bence öğrenmeye devam etmek biraz da bu yüzden önemli.
Çünkü kesin cevapların yerini zamanla daha iyi sorular almaya başlıyor.
Her Öğrenci Yeni Bir Öğretmendir
Yıllar içinde sayısı binleri bulan öğrenciyle çalıştım ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki
hiçbir öğrenci birbirinin aynısı değildi.
Bir hareket bir öğrencide çok rahat hissedilirken, başka bir öğrencide tamamen farklı bir deneyim oluşturabiliyor. Bu yüzden yalnızca kitaplardan öğrenmek yeterli olmuyor. Öğrenciler de bize öğretmeye devam ediyor. Elbette bu, bilimsel bilgiyi bir kenara bırakmak anlamına gelmiyor. Tam tersine bilgimizi, gerçek hayat deneyimleriyle birlikte değerlendirmeyi öğreniyoruz.
Bilim Değiştikçe Öğretmen de Değişir
Bugün ağrıya bakışımız on yıl öncesinden farklı. Benzer şekilde esnekliğe bakışımız, kas hafızasını anlama biçimimiz, hareket öğrenme modellerimiz, hepsi gelişmeye devam ediyor.
İyi bir öğretmen de bu değişimi merak eder. Eskiden doğru kabul edilen bir bilgiyi, yeni araştırmalar ışığında yeniden değerlendirmekten çekinmez. Çünkü amaç haklı çıkmak değil, öğrenciye mümkün olan en doğru rehberliği sunabilmektir.
Sertifika Bir Sonuç Değil, Başlangıçtır
Bazen insanlar bana, “Artık bütün eğitimleri tamamladınız mı?” diye soruyor.
Gülümsüyorum.
Çünkü insan bedeniyle ilgili öğrenilecek şeylerin sonu olduğunu düşünmüyorum.
Her yeni eğitim, her okuduğum kitap, her bilimsel makale derslerime küçük de olsa yeni bir bakış açısı katıyor.
Belki dışarıdan bakınca bu değişimler fark edilmiyor ama yıllar içinde birikerek öğretme biçimimizi dönüştürüyor.
Ben Neden Hala Eğitim Almaya Devam Ediyorum?
Bu sorunun cevabı aslında çok basit. Çünkü öğrencilerime yıllar önce bildiklerimi değil, bugün bildiklerimin en güncel halini aktarabilmek istiyorum. Bunun için de okumaya, araştırmaya, eğitimlere katılmaya ve farklı disiplinlerden öğrenmeye devam ediyorum.
Bence iyi bir öğretmen olmanın en güzel taraflarından biri de bu. Her yıl yeniden öğrenci olabilmek.
Sonuç olarak,
Yoga eğitmenliği bana yalnızca öğretmeyi değil, öğrenmenin hiç bitmediğini de öğretti. Belki iyi bir öğretmeni diğerlerinden ayıran en önemli özellik de budur, sertifikalarının sayısı değil, merakını koruyabilmesi.
Öğretmek, bildiklerimizi tekrar etmek değildir. Her gün biraz daha iyi anlayabilmek ve öğrendiklerimizi öğrencilerimizin hayatını kolaylaştıracak şekilde paylaşabilmektir. Sanırım gerçek öğrenme de tam olarak burada başlıyor.




Yorumlar