top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Yoga Biyomekaniği Nedir? Yoga Yaparken Neden Bilmek Önemlidir?

7 Ağu
3 dakikada okunur

Yoga biyomekaniği, bedenin hareket ederken hangi mekanik prensiplerle çalıştığını anlamamıza yardımcı olur. Bu nedenle aynı asana herkes için aynı şekilde hissedilmez.

“Her beden farklıdır.”

Yoga derslerinde bunu sık sık duyarız. Peki hiç düşündünüz mü? Neden gerçekten farklı?

Neden aynı asanayı iki kişi yaptığında biri oldukça rahat hissederken, diğeri aynı hareket içinde zorlanabiliyor?


Bunun tek nedeni esneklik değil. Kas kuvveti de değil.

İşte burada biyomekanik devreye giriyor.


Yoga biyomekaniğinde eklem hizalanması, kasların rolü, denge ve hareket kalitesini açıklayan infografik.
Biyomekanik, bedenin hareket ederken nasıl çalıştığını anlamamızı sağlar. Yoga pratiğinde doğru hizalanma, denge ve hareket kalitesi yalnızca esneklikle değil; eklemler, kaslar ve sinir sisteminin uyumlu çalışmasıyla oluşur.


Biyomekanik Tam Olarak Nedir?

Kelime ilk bakışta biraz teknik gelebilir ama aslında hepimizin her gün deneyimlediği bir konuyu anlatıyor.


Biyomekanik, bedenimizin hareket ederken hangi fiziksel kurallarla çalıştığını inceleyen bilim dalıdır. Yani:

  • Bir eklem neden belirli bir yönde daha rahat hareket eder?

  • Bir kas neden bazı açılarda daha fazla çalışır?

  • Vücut ağırlığımız hareket sırasında nasıl dağılır?

Bütün bunlar biyomekaniğin ilgi alanına girer.


Aynı Asana, Farklı Deneyimler

Diyelim ki iki kişi Trikonasana yapıyor.

Dışarıdan bakınca poz neredeyse aynı görünüyor. Fakat içeride yaşananlar tamamen farklı olabilir.

Birinin kalça yapısı hareketi kolaylaştırırken, diğerinin femur kemiğinin yerleşimi aynı hareketi daha sınırlı hissettirebilir.

Omuz yapısı, omurga hareketliliği, kol ve bacak uzunluklarının hepsi hareket deneyimini etkiler. Bu yüzden yoga pratiğinde yalnızca dışarıdan görünen şekle bakmak çoğu zaman yeterli değildir.


Herkesin İskeleti Aynı Değildir

Anatomi kitaplarında gördüğümüz iskelet çizimleri bize ortak bir modeli gösterir.

Ama gerçek hayatta küçük anatomik farklılıklar oldukça yaygındır. Örneğin kalça ekleminin yapısı kişiden kişiye değişebilir. Bu farklılıklar bazı hareketlerin bir kişiye çok doğal gelirken, başka bir kişide daha sınırlı hissedilmesine neden olabilir.


Biyomekanik üzerine çalışan araştırmacılar Katy Bowman ve Stu McGill, hareketi değerlendirirken yalnızca kaslara değil, kemik yapısına, yük dağılımına ve günlük hareket alışkanlıklarına da bakmanın önemini vurguluyor. Bu bana yoga pratiğinde önemli bir şeyi hatırlatıyor:

Herkesi aynı kalıba sokmaya çalışmak, bedenin doğasını gözden kaçırmak olabilir.


O Zaman “Doğru Asana” Diye Tek Bir Şey Yok mu?

Bu soru çok önemli.

Elbette her asananın temel prensipleri vardır.

Omurgayı gereksiz yere zorlamamak, eklemleri güvenli aralıklarda kullanmak, nefesi rahat sürdürebilmek...

Bunlar hepimiz için değerlidir ama bunun ötesinde, herkesin birebir aynı görüntüye ulaşması gerektiğini söylemek doğru olmaz. Çünkü amaç fotoğrafa benzemek değil.

Bedenin içinde kaliteli bir hareket deneyimi oluşturabilmektir.


Biyomekanik Eğitmenin Bakış Açısını Değiştirir

Bence biyomekaniği öğrenmenin en büyük katkısı burada.

Bir öğrenci öne eğilemiyorsa hemen “Hamstringlerin çok kısa.” demek yerine durup düşünmeye başlıyorsunuz.

Kalça eklemi nasıl hareket ediyor?

Pelvis hangi pozisyonda?

Ayakların yerleşimi uygun mu?

Belki de sorun kasın kısalığı değil, hareketin organizasyonudur. İyi bir eğitmen, cevaba ulaşmadan önce doğru soruları sorabilendir.


Yoga ve Biyomekanik Birbirine Zıt mı?

Bazen sanki bilim ve yoga farklı şeylermiş gibi konuşuluyor. Ben böyle düşünmüyorum.


Yoga bize bedenimizi hissetmeyi öğretiyor. Biyomekanik ise o bedenin nasıl hareket ettiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Biri deneyimi derinleştiriyor. Diğeri deneyimi açıklıyor. Bence bu birbirini tamamlayan iki yaklaşım.


Benim Bu Konudaki Yolculuğum

Yıllar önce anatomi ve biyomekanik üzerine daha fazla okumaya başladığımda, en çok değişen şey asanalara bakışım oldu.

Eskiden bir öğrenci belirli bir pozu yapamıyorsa, çözümün daha fazla esnemek olduğunu düşünürdüm. Bugün ise önce hareketi anlamaya çalışıyorum.

Çünkü bazen küçük bir ayak pozisyonu değişikliği, bazen pelvisin yönü, bazen de sadece verilen farklı bir yönerge hareketin tamamen değişmesini sağlayabiliyor.

Bu bana, yoga öğretmenin sadece poz göstermekten çok daha fazlası olduğunu öğretti.


Sonuç olarak,

Biyomekanik, hareketi daha karmaşık hale getirmek için değil, onu daha iyi anlamak için vardır. Yoga pratiğinde her bedenin aynı görünmesini beklemek yerine, her bedenin kendi hareket potansiyelini keşfetmesine alan açar.


İyi bir asana, en estetik görünen asana değildir.

İyi bir asana, bedenin kendi yapısına saygı duyularak yapılan asanadır.

Bana göre biyomekaniğin en güzel katkısı da tam olarak budur.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page