Dengemiz Neden Bir Anda Bozulur? Yoga Yaparken Aslında Hangi Sistemler Birlikte Çalışıyor?
- Didem Oylumlu

- 3 Ağu
- 3 dakikada okunur
Tek ayak üzerinde dururken hiç şunu düşündünüz mü?
Neden bazı günler ağaç duruşunda neredeyse hiç zorlanmazken, bazı günler aynı pozda birkaç saniye bile kalamıyoruz?
Peki denge neden bozulur? Aslında bunun nedeni çoğu zaman kaslarımızın zayıf olması değildir. Dengeyi sağlayan sistemler birlikte çalıştığında bedenimiz stabil kalabilir. Üstelik sadece yoga yaparken de değil, ayakkabınızı giyerken, merdiven çıkarken…
Hatta tek ayağınızın üzerinde pantolon giyerken bile bazen dengenizin şaştığını fark etmiş olabilirsiniz.
Peki bunun nedeni gerçekten kaslarımızın zayıf olması mı? Aslında çoğu zaman cevap bundan biraz daha karmaşık. Çünkü dengeyi sağlayan tek bir sistem yok.

Denge Sandığımızdan Çok Daha Büyük Bir Ekip Çalışması
Dışarıdan bakınca tek yaptığımız şey hareketsiz durmak gibi görünüyor. Oysa bedenimizin içinde inanılmaz bir koordinasyon yaşanıyor.
Gözlerimiz bulunduğumuz ortamı takip ediyor. İç kulağımız başımızın hangi yönde hareket ettiğini algılıyor. Kaslarımız ve eklemlerimiz sürekli bilgi gönderiyor. Beynimiz ise bütün bu bilgileri bir araya getirerek saniyeler içinde karar veriyor. Aslında tek ayak üzerinde durabilmek bile küçük bir mucize.
Gözlerimizi Kapattığımızda Neden İşler Zorlaşıyor?
Bunu küçük bir denemeyle fark edebilirsiniz.
Ayağa kalkın.
Tek ayağınızın üzerinde durun.
Şimdi gözlerinizi kapatın.
Muhtemelen dengenizin hemen değiştiğini hissedeceksiniz. Çünkü beynimiz dengeyi sağlarken görme duyusundan çok fazla bilgi alıyor. Görsel bilgi ortadan kalkınca diğer sistemlerin işi biraz daha zorlaşıyor.
İç Kulağımız Sessiz Kahramanlardan Biri
Çoğumuz denge deyince ilk olarak kaslarımızı düşünüyoruz. Oysa iç kulağımızın içinde, hareket ettiğimizi sürekli takip eden çok hassas bir sistem bulunuyor.
Buna vestibüler sistem deniyor.
Başımız öne eğildiğinde, sağa döndüğünde, hızlandığında, yavaşladığında…
Bu sistem bunu hemen algılıyor ve beynimize haber veriyor. İşte bu yüzden bazı kulak hastalıklarında insanların baş dönmesi ya da denge problemi yaşaması tesadüf değil.
Bir Sistem Daha Var: Propriosepsiyon
İsmi biraz uzun ama yaptığı iş oldukça etkileyici.
Propriosepsiyon, bedenimizin uzaydaki yerini hissedebilme yeteneği. Mesela şu anda gözlerinizi kapatsanız bile dirseğinizin bükülü mü, dizinizin düz mü olduğunu büyük ihtimalle anlayabilirsiniz. Çünkü kaslarımız, tendonlarımız ve eklemlerimiz sürekli beynimize bilgi gönderiyor.
Nörobilimci David Eagleman, beynin dış dünyayı yalnızca gözlerden gelen bilgilerle değil, bedenin her köşesinden gelen sinyallerle de anlamlandırdığını anlatıyor. Bu bana her zaman çok etkileyici gelmiştir. Çünkü aslında bedenimiz sandığımızdan çok daha fazla “konuşuyor.”
Yoga Bu Sistemleri Nasıl Destekliyor?
Belki de yoga pratiğinin en güzel yanlarından biri burada ortaya çıkıyor.
Bir denge pozunda sadece bacak kaslarımız çalışmıyor.
Ayağımızın altındaki küçük kaslar
Kalça çevresindeki dengeleyici kaslar
Karın kaslarımız
Nefesimiz
Gözlerimiz
İç kulağımız
Hepsi aynı anda birlikte çalışıyor. Bu yüzden denge pozları bazen yalnızca kuvvet değil, dikkat de istiyor.
Peki Neden Bazı Günler Dengemiz Daha Kötü?
Aslında bunun tek bir nedeni yok. Az uyumuş olabiliriz. Yoğun bir gün geçirmiş olabiliriz.
Stresli olabiliriz. Hatta bazen sadece yeterince dinlenmemiş olmak bile dengeyi etkileyebilir. Çünkü bütün bu sistemlerin uyum içinde çalışabilmesi için beynimizin de iyi durumda olması gerekiyor.
İşte bu yüzden dün çok rahat yaptığımız bir denge pozu, bugün bize biraz daha zor gelebiliyor ve bu tamamen normal.
Denge Sadece Kas Kuvveti Değildir
Yıllar içinde fark ettiğim en güzel şeylerden biri şu oldu; iyi denge kuran insanlar her zaman en güçlü insanlar değil, bedenlerini en iyi hisseden insanlar.
Çünkü denge, kuvvet kadar farkındalık da istiyor.
Yoga da bize tam olarak bunu öğretiyor. Ayağımızın yere nasıl bastığını, nefesimizin nasıl aktığını, ağırlığımızın nereye kaydığını yavaş yavaş fark etmeye başlıyoruz.
Belki de dengeyi geliştiren şey, yalnızca daha güçlü kaslar değil; bedenimizi biraz daha dikkatle dinlemeyi öğrenmemiz.
Sonuç olarak,
Tek ayak üzerinde durmak, dışarıdan oldukça basit görünebilir ama aslında o anda gözlerimiz, iç kulağımız, kaslarımız, eklemlerimiz ve beynimiz kusursuz bir uyum içinde çalışıyor. Bu yüzden bazen dengemiz bozulduğunda bunu bir başarısızlık gibi görmek yerine, bedenimizin bize verdiği bir geri bildirim olarak değerlendirebiliriz.
Yoga bana yıllar içinde şunu öğretti:
Denge, hiç sallanmamak değildir. Sallandığımızda yeniden merkezimizi bulabilmektir.
Hatta belki de bu, sadece matın üzerinde değil, hayatın içinde de ihtiyacımız olan en güzel becerilerden biri...



Yorumlar