Germe Refleksi Nedir? Esnerken Bedenimizde Neler Oluyor?
- Didem Oylumlu

- 1 Ağu
- 3 dakikada okunur
“Biraz daha zorla, biraz daha açılır.”
Muhtemelen bunu hayatınızın bir döneminde siz de duymuşsunuzdur.
Belki bir spor salonunda, elki bir yoga bdersinde, belki de kendi kendinize söylerken yakaladınız kendinizi.
Oysa bedenimiz, düşündüğümüz kadar basit çalışmıyor. Bazen daha fazla zorlamak, daha fazla esnemek anlamına gelmiyor. Hatta tam tersi olabiliyor. Çünkü bedenimizin bizi korumak için geliştirdiği harika bir mekanizma var: Germe refleksi.

Germe Refleksi Nedir?
Aslında bu refleksle her gün farkında olmadan karşılaşıyoruz.
Bir kas çok hızlı ya da alışık olmadığı kadar fazla gerildiğinde, sinir sistemi bunu olası bir tehlike olarak algılayabiliyor. Bunun üzerine de kasa küçük bir mesaj gönderiyor:
“Biraz duralım. Kendimizi koruyalım.”
Sonuç?
Kas kasılıyor.
Yani siz biraz daha esnemeye çalışırken, bedeniniz tam tersini yapabiliyor. İlk duyduğumda bana da oldukça ilginç gelmişti. Çünkü yıllarca “Daha çok ger, daha çok esne.” mantığıyla düşünmeye alışmıştık.
Bedenimiz Aslında Bize Karşı Değil
Bu noktada bakış açımız değişiyor. Kaslarımız inatçı olduğu için değil…
Bizi korumaya çalıştığı için bazen izin vermiyor.
Kasların içinde kas iğciği (muscle spindle) adı verilen küçük duyu reseptörleri bulunuyor.
Bunlar kasın ne kadar ve ne hızla gerildiğini sürekli takip ediyor. Eğer gerilme çok ani olursa, omurilik üzerinden hızlı bir refleks devreye giriyor ve kasın kasılması sağlanıyor.
Bu mekanizma sayesinde günlük hayatta kaslarımızın ve eklemlerimizin zarar görme riski azalıyor.
Peki Yoga Burada Nasıl Bir Rol Oynuyor?
Yoga pratiğinde genellikle ani hareketler yerine yavaş ve kontrollü geçişler yapıyoruz.
Bence yoganın en güzel taraflarından biri de bu. Çünkü bedenimize sürekli şu mesajı veriyoruz:
“Acele etmiyoruz. Güvendeyiz.”
Hareket yavaşladığında sinir sistemi de kendini daha güvende hissedebiliyor. Bu nedenle birçok kişi, aynı pozda birkaç nefes kaldıktan sonra bedeninin biraz daha rahatladığını fark ediyor.
Bu, kasın “teslim olması” değil. Sinir sisteminin hareketi daha güvenli değerlendirmeye başlaması olabilir.
Biraz Bekleyince Neden Daha Rahat Hissediyoruz?
Belki bunu siz de yaşamışsınızdır.
Bir pozisyona ilk girdiğinizde gergin hissedersiniz. İki ya da üç nefes sonra aynı poz daha rahat gelmeye başlar. Bunun tek nedeni kasların birkaç saniyede uzaması değil. Sinir sistemi de o sırada bulunduğu durumu yeniden değerlendiriyor olabilir.
Esneklik üzerine çalışan araştırmacılardan David Behm, hareket açıklığındaki değişimlerin yalnızca dokuların mekanik özellikleriyle açıklanamayacağını; sinir sisteminin harekete verdiği yanıtın da önemli bir rol oynadığını vurguluyor.
Bence bu bilgi, yoga pratiğine çok güzel bir bakış açısı kazandırıyor.
Her Gerginlik Kötü Müdür?
Hayır. Hatta tam tersine.
Belli bir gerilme hissi, çalıştığımız dokular hakkında bize bilgi verir ama ağrı başka bir şeydir. Bedenimiz nefesimizi tutacak kadar yoğun bir uyarı veriyorsa, çoğu zaman bizi biraz geri davet ediyordur.
Yoga pratiğinde bunu ayırt etmeyi öğrenmek belki de en değerli kazanımlardan biri.
Çünkü bazen gelişim, biraz daha ileri gitmekte değil, nerede duracağımızı bilmektedir.
Yoga Sabrı da Öğretiyor
Modern hayatın temposunda hemen sonuç görmek istiyoruz.
Bugün başladık, yarın daha esnek olalım ama bedenimizin öğrenme şekli biraz farklı.
Tekrar ediyor, deniyor, gözlemliyor, uyum sağlıyor. Sonra da yavaş yavaş değişiyor.
Belki de bu yüzden yoga sadece bedenimizi değil, sabrımızı da eğitiyor.
Germe refleksi, bedenimizin bize engel olmak için geliştirdiği bir mekanizma değil, tam tersine, bizi korumak için çalışan doğal bir güvenlik sistemi. Bu sistemi tanıdığımızda yoga pratiğine bakışımız da değişiyor. Artık amacımız bedenimizi zorlamak olmuyor.
Onunla birlikte çalışmayı öğreniyoruz ve bana göre yoga tam da burada farklılaşıyor.
Bazen en büyük ilerleme, biraz daha derine gitmekten değil, bedenimizin bize fısıldadığı sinyalleri duymaktan geçiyor.


Yorumlar