top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Yoga Esnekliği: Kaslarımız mı Uzuyor, Yoksa Beynimiz mi Harekete İzin Veriyor?


Çoğumuz yoga esnekliğini kaslarla ilişkilendiriyoruz. Bu yüzden yoga pratiğinde ilerlemeye başladığımızda da ilk düşündüğümüz şey, kaslarımızın uzadığı oluyor.

Aslında bu düşünce tamamen yanlış değil. Ancak eksik, çünkü hareket kapasitemizi belirleyen tek şey kaslarımız değil.


Beynimiz ve sinir sistemimiz de her hareket öncesinde sessizce bir karar veriyor:

“Bu harekete izin vermeli miyim?”

İşte yoga pratiğinde yaşadığımız gelişimin önemli bir kısmı da burada başlıyor.


Yoga esnekliğinin kaslar ve sinir sistemi arasındaki ilişkiyi temsil eden aşağı bakan köpek (Adho Mukha Svanasana) pozu.
Yoga pratiğinde gelişen esneklik yalnızca kasların uzamasıyla ilgili değildir. Beyin ve sinir sistemi hareketi daha güvenli algıladıkça, beden daha geniş bir hareket açıklığına izin verebilir.


Bedenimiz Bizden Çok Daha Akıllı

Bence bunu anlamanın en kolay yolu şu soruyu sormak:

Bedenimiz neden bazı hareketlere izin verirken bazılarına hemen “Dur!” diyor?

Aslında bunun cevabı oldukça basit. Çünkü beynimizin en önemli görevi bizi esnetmek değil, bizi korumak.


Bir hareketi güvenli bulmuyorsa kaslarımızı kasarak o hareketi sınırlandırabiliyor.

Bu tamamen bizi korumaya yönelik doğal bir mekanizma.


İşte Benim Bakış Açımı Değiştiren Nokta

Esneklik üzerine çalışan araştırmacılardan David Behm ve ekibinin çalışmalarını okurken dikkatimi çeken şeylerden biri buydu.


Hareket açıklığındaki artışın tamamını kasların uzamasıyla açıklayamıyoruz. Özellikle düzenli ve kontrollü yapılan esneme çalışmalarında, sinir sisteminin harekete karşı toleransının da değişebildiği düşünülüyor. Yani beynimiz zamanla aynı hareket için:

“Tamam, burada artık bir tehlike yok.” demeye başlayabiliyor.


Bu bana çok etkileyici geliyor. Çünkü değişen sadece kaslarımız değil, hareketi algılama biçimimiz de değişiyor.


Peki Kaslar Hiç mi Değişmiyor?

Hayır, elbette değişiyor.

Bunu da söylemek önemli. Düzenli hareket eden bir bedende kaslar, tendonlar ve bağ dokuları zaman içinde farklı yüklenmelere uyum sağlayabiliyor. Ancak kısa sürede hissettiğimiz esneklik artışını yalnızca kasların fiziksel olarak uzamasıyla açıklamak doğru değil. Aslında bedenimiz, hareketi daha verimli kullanmayı öğreniyor.


Aynı Hareket, Farklı Gün

Bunu muhtemelen sen de yaşamışsındır.

Bir gün öne eğildiğinde avuçların rahatlıkla yere yaklaşır. Ertesi gün aynı hareket çok daha zor gelir.


Peki bir gecede kaslarımız kısaldı mı?

Hayır.

Ancak uykumuz, stres seviyemiz, yorgunluğumuz, hatta kendimizi ne kadar güvende hissettiğimiz bile sinir sistemimizi etkileyebilir. Bu yüzden hareket kapasitemiz de her gün aynı olmayabilir. Bence bu bilgi, kendimize karşı daha anlayışlı olmamızı sağlıyor.


Yoga Neden Aceleyi Sevmez?

Belki de tam bu yüzden. Çünkü sinir sistemi baskıyla değil, güvenle öğreniyor.

Bir pozu zorlayarak yapmak yerine, nefes alabileceğimiz bir yerde kalmak çoğu zaman çok daha etkili olabiliyor. Bedenimiz tekrar tekrar aynı deneyimi güven içinde yaşadığında, hareket alanı da zamanla kendiliğinden genişleyebiliyor.


Bazen Bir Santimetre Daha Az, Çok Daha Fazla Şey Kazandırır

Yıllar içinde kendi pratiğimde de bunu fark ettim. Eskiden biraz daha derine gitmeye çalışırdım.


Şimdi ise bedenimin verdiği küçük sinyalleri dinlemeye daha çok önem veriyorum.

İlginç olan şu ki, kendimi zorlamayı bıraktıkça bazı hareketlerin daha rahat gelmeye başladığını fark ettim.


Belki sen de benzer bir deneyim yaşamışsındır.


Sonuç olarak,

Yoga pratiğinde gördüğümüz gelişim, tek bir dokunun değişmesinden ibaret değil.

Kaslarımız öğreniyor ve bağ dokularımız uyum sağlıyor. Belki de en büyük değişim, sinir sistemimizin hareketi daha güvenli algılamasında gerçekleşiyor.


Bence yoga tam da bu yüzden çok özel,. Bize bedenimizi zorlamayı değil, onunla iş birliği yapmayı öğretiyor. Çoğu zaman en büyük gelişim de tam o iş birliği başladığında ortaya çıkıyor.


Merak Edenler İçin Birkaç Kaynak

Bu konuyu araştırırken özellikle David Behm ve çalışma arkadaşlarının esneklik üzerine yayımladığı derlemeler bana çok şey kattı. Hareket açıklığındaki değişimi yalnızca kasların mekanik özellikleriyle değil, sinir sisteminin uyumu ve hareket toleransıyla birlikte ele almaları oldukça ufuk açıcı.


Yine Paul Ingraham, esneme ve ağrı bilimi üzerine yazılarında “vücudun hareket sınırlarının sadece dokular tarafından değil, sinir sistemi tarafından da belirlendiğini” sade bir dille anlatıyor. Her görüşü bilimsel fikir birliği olarak kabul edilmese de, bu alandaki tartışmaları anlaşılır hâle getirmesi açısından okunmaya değer buluyorum.

Yorumlar


Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page