top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

İyi Bir Ders Akışı Nasıl Hatırlanır? Yoga Eğitmenleri İçin Ezber Yerine Mantıkla Planlama


Yoga eğitmenliği eğitimlerinde en sık duyduğum cümlelerden biri şu:

“Hocam bütün akış kafamın içinde karışıyor.”


Bir süre sonra buna şu ekleniyor:

“Eve gidince hepsini unutuyorum.”


İlk zamanlarda bunun normal olduğunu söylesem de, yıllar içinde aslında başka bir şey fark ettim. Sorun çoğu zaman hafızamız değil, akışı nasıl öğrendiğimiz.


Ders akışı planlama, yalnızca pozları doğru sıraya dizmek değil; dersin amacına, öğrencinin ihtiyaçlarına ve hareketlerin birbirini nasıl desteklediğine göre anlamlı bir yapı oluşturmaktır.


Yoga ders akışı planlama şablonu, anatomi kitabı ve öğretmen notlarıyla hazırlanan eğitim masası.
İyi bir ders akışı, ezberlenen pozların sıralaması değil; öğrencinin ihtiyaçlarına göre planlanan, amacı ve mantığı olan bir öğrenme yolculuğudur.



Ders Akışı Bir Liste Değildir

Yeni başlayan birçok eğitmen ders planını şöyle düşünür:

Nefes, meditasyon, ısınma… asana serileri... shavasana


Yani sanki birbirinin arkasına dizilmiş hareketlerden oluşan uzun bir liste gibi.

Bu nedenle küçük bir ayrıntı unutulduğunda bütün akış bozulmuş gibi hissedilir.

Oysa iyi bir ders akışı, pozların sıralanmasından çok daha fazlasıdır.


Önce Amacı Bilmek Gerekir

Ben artık ders planlarken ilk sorum şu oluyor:

“Bugün öğrencilerim bu dersten neyle ayrılsın?”

Kalçalarını daha rahat hissederek mi?

Denge becerilerini geliştirerek mi?

Göğüs kafesini daha rahat hareket ettirerek mi?

Yoksa sadece yoğun bir günün ardından biraz sakinleşerek mi?

Bu sorunun cevabı değiştiğinde, dersin tamamı da değişiyor.


Her Poz Bir Sonrakini Hazırlar

İyi bir ders akışında hiçbir hareket tesadüfen seçilmez.

Eğer derste yarım ay pozu çalışacaksak…

Önce ayakların yere basışını hissettiren hareketler seçebiliriz.

Sonra kalça çevresini hazırlayan çalışmalar…

Ardından gövde stabilitesini destekleyen pozlar…

Yani her hareket, bir sonrakinin hazırlığı olur.

Bu mantığı gördüğümüzde akışı ezberlemek yerine anlamaya başlarız.


Akışı Değil, Hikâyeyi Hatırlayın

Bu bakış açısı benim öğretmenliğimi gerçekten değiştirdi.

Eskiden pozları sırayla hatırlamaya çalışıyordum.

Bugün ise dersi bir hikâye gibi düşünüyorum.

Bir başlangıcı var.

Bir gelişme bölümü var.

Bir zirve noktası var.

Ve ardından bedeni yeniden dengeye getiren bir kapanış.

Hikâyeyi bildiğinizde, cümlelerin birebir aynı olmasına gerek kalmaz.

Yoga dersi de biraz böyledir.


Öğrenciye Ne Öğrettiğimizi Bilirsek Akış Kendiliğinden Kurulur

Örneğin amacımız denge pozlarını geliştirmekse…

O zaman önce ayak bileğini uyandırmak mantıklıdır.

Kalça çevresini aktive etmek mantıklıdır.

Gövde stabilitesini hazırlamak mantıklıdır.

Çünkü beden, henüz hazırlanmadığı bir beceriyi güvenle gerçekleştirmekte zorlanabilir.

İşte biyomekanik ve motor öğrenme bilgisi burada devreye girer.

Artık pozları rastgele sıralamayız.

Her hareketin neden orada olduğunu biliriz.


Plan Değil, Gözlem Dersi Şekillendirir

Bu da öğretmenlikte öğrendiğim en önemli derslerden biri oldu.

Bazen çok güzel bir akış hazırlarsınız.

Ama öğrenciler o gün beklediğinizden daha yorgundur.

Ya da tam tersine, çok enerjiktirler.

İşte o anda plana körü körüne bağlı kalmak yerine öğrenciyi okuyabilmek gerekir.

Çünkü iyi bir ders, plana sadık kalan ders değildir.

Öğrencinin ihtiyacına uyum sağlayabilen derstir.


Ders Akışı Yaşayan Bir Yapıdır

Yıllar önce hazırladığım bazı ders planlarına bugün baktığımda gülümsüyorum.

Çünkü artık birçok şeyi farklı sırayla öğretiyorum.

Bazı geçişleri değiştirdim.

Bazı hazırlıkları uzattım.

Bazı pozları ise tamamen çıkardım.

Bu bana şunu öğretti:

İyi öğretmenler, aynı akışı yıllarca tekrar eden kişiler değildir.

Öğrendikçe akışlarını da geliştiren kişilerdir.


Benim Ders Hazırlama Şeklim

Bugün bir ders planlarken artık poz listesi yazmıyorum.

Önce şu soruları soruyorum:

  • Bugünkü ana tema ne?

  • Öğrenciler hangi beceriyi geliştirecek?

  • Bu beceri için beden önce neye ihtiyaç duyuyor?

  • Zirve noktası hangi asana ya da deneyim olacak?

  • Ders sonunda öğrencilerin bedenini yeniden nasıl dengeleyeceğim?

Bu soruların cevabı ortaya çıktığında, akış büyük ölçüde kendiliğinden oluşuyor.

İşte bu yüzden derslerimi hiçbir zaman “ezberlenmesi gereken metinler” olarak görmedim.

Benim için her ders, öğrencilerle birlikte yazılan canlı bir süreç oldu.


Sonuç

İyi bir yoga dersi, pozların rastgele sıralandığı bir liste değildir.

Bir amacı…

Bir mantığı…

Bir ritmi…

Ve öğrenciyi adım adım taşıyan bir akışı vardır.

Yoga bana yıllar içinde şunu öğretti:

Bir dersi ezberlemek, iyi öğretmen yapmaz.

Bir dersin neden o şekilde ilerlediğini anlayabilmek ise öğretmenliği bambaşka bir seviyeye taşır.

Belki de en iyi ders planı, öğrencinin fark etmeden içinde ilerlediği ve sonunda “Bugün her şey çok doğal aktı.” dediği derstir.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page