Beden Farkındalığı Nasıl Gelişir?
- Didem Oylumlu

- 18 Haz
- 3 dakikada okunur
Modern hayatın içinde çoğumuz aslında bedenimizi biraz “arkada” yaşamaya aşlıyoruz.
Zihin sürekli aktif. Yapılacaklar listesi, telefon ekranları, koşturmaca, stres, yetişme hali…
Haliyle bedene çoğu zaman ancak ağrı başladığında dikkatimizi veriyoruz.
Boyun tutuluyor, omuz sertleşiyor, nefes daralıyor, çene sıkılıyor ve sonra bir anda fark ediyoruz:
“Ben uzun zamandır bedenimi hiç dinlememişim.”
Aslında beden farkındalığı biraz burada başlıyor. Bedeni düzeltmeye çalışmadan önce onu gerçekten duymaya başladığımız yerde.

Beden Farkındalığı Tam Olarak Ne Demek?
Farkındalık, bedenin verdiği küçük sinyalleri fark etmeye başladığımız yerde gelişir.
Bence en sade haliyle bedenin içinde ne olup bittiğini fark edebilmek şöyle, mesela:
nefes şu an nasıl?
omuzlar kasılı mı?
beden yorgun mu?
gerçekten aç mıyım yoksa stresli miyim?
hareket bana iyi geliyor mu?
şu an güvende hissediyor muyum?
Bu sorular kulağa basit geliyor ama çoğu insan bunları gün içinde hiç sormuyor, çünkü modern yaşam bizi sürekli dışarıya yönlendiriyor. Somatik çalışmaların bu kadar konuşulmasının sebebi de biraz bu aslında.
Yoga Beden Farkındalığını Neden Güçlü Şekilde Destekliyor?
Çünkü yoga sadece hareket sistemi değil. Nefes, dikkat, denge, sinir sistemi, beden hissi birlikte çalışıyor. Örneğin bir yoga pratiğinde insan ilk kez şunları fark etmeye başlayabiliyor:
sağ ve sol tarafın farklı hissettirdiğini,
nefesini tuttuğunu,
çenesini sıktığını,
bir pozda gerçekten rahat olmadığını.
Aslında bazen bu farkındalık pozun kendisinden daha önemli hale geliyor.
Sinir Sistemi ve Beden Farkındalığı Arasında Güçlü Bir Bağ Var
Son yıllarda yapılan birçok çalışma beden farkındalığının sinir sistemiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Özellikle interosepsiyon denilen kavram burada çok önemli.
İnterosepsiyon, bedenin iç sinyallerini hissedebilme kapasitesi olarak açıklanıyor. Yani:
kalp atışını,
nefesi,
açlık hissini,
gerginliği,
rahatlamayı
fark edebilmek.
Araştırmalar beden farkındalığı arttıkça kişinin stres yanıtlarını daha erken fark edebildiğini gösteriyor. Bu gerçekten çok kıymetli, çoğu zaman beden önceden fısıldıyor. Biz duymayınca da bağırmaya başlıyor.
Beden Farkındalığı Hızlı Gelişen Bir Şey Değil
Bence insanlar burada kendine biraz haksızlık yapıyor. Çoğumuz yıllarca bedenimizi bastırarak yaşamayı öğrendik. Yorgunken devam etmeyi, stresliyken yok saymayı,
nefesi tutmayı, kendimizi zorlamayı normal sandık. O yüzden beden farkındalığı biraz zaman istiyor. Açıkçası bazen ilk aşamada insan bedenini hissetmekte bile zorlanabiliyor, bu çok normal.
Peki Nasıl Gelişir?
Aslında küçük şeylerle. Mesela:
nefesi birkaç dakika izlemek,
yürürken ayakları hissetmek,
yemek yerken yavaşlamak,
yoga pratiğinde bedeni zorlamadan dinlemek,
gün içinde omuzları fark etmek.
Bunlar çok küçük görünüyor ama sinir sistemi için oldukça güçlü sinyaller, çünkü beden “Artık seni duymaya başlıyorum” mesajını almaya başlıyor.
Somatik Yaklaşımlar Neden Bu Kadar Etkili Olabiliyor?
Çünkü somatik çalışmalar bedeni “düzeltilecek obje” gibi görmüyor.
Daha çok; dinlenecek, hissedilecek, anlaşılacak bir alan gibi yaklaşıyor.
Bu yüzden:
yavaş hareketler,
küçük geçişler,
yerle temas,
nefes farkındalığı çok önemseniyor.
Hatta kişi bazen kişi ilk kez “Ben aslında ne kadar gerginmişim” diyebiliyor.
Beden Farkındalığı ve Duygular
Bence bu kısmı çok önemli. Beden sadece fiziksel şeyleri taşımıyor.
Stres, kaygı, baskı, yorulma hali bedende de hissediliyor. Mesela birçok insan:
stresliyken nefesini tuttuğunu,
korktuğunda omuzlarını kaldırdığını,
kaygıda midesinin sıkıştığını fark etmiyor bile.
Ancak beden bunları yaşıyor. Bu yüzden beden farkındalığı aslında duygusal farkındalığı da artırabiliyor.
“Doğru Poz” Yerine “Nasıl Hissettiriyor?” Sorusu
Bence yoga pratiğinde en dönüştürücü sorulardan biri bu olabilir. İnsanlar pozun dışarıdan nasıl göründüğüne daha çok odaklanabiliyor ama beden içeride sıkışmış,
zorlanmış ve nefessiz olabiliyor.
Beden farkındalığı burada performanstan çok deneyimi ön plana çıkarıyor. Yoga pratiğini daha gerçek hale getiren şey ise biraz da bu.
Sonuç olarak, beden farkındalığı “mükemmel hissetmek” değil, bedeni daha dürüst duymaya başlamak aslında...
Bazen yorgun olduğunu fark etmek.
Bazen dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu.
Bazen nefesi tuttuğunu.
Bazen de gerçekten iyi hissettiğini…
Bence modern hayatın içinde bu bağlantıyı yeniden kurmak çok kıymetli bir şey...
Yoga eğitmenliği eğitimlerinde öğrencilerin geliştirdiği en önemli becerilerden biri de beden farkındalığıdır.



Yorumlar