top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Asanada Konfor Alanı Nerede Biter? Gelişim İçin Kendimizi Zorlamamız Gerekir mi?


Asanada konfor alanı, yoga pratiğine yeni başlayanların da, yıllardır yoga yapanların da ortak bir sorusu var:

“Pozu biraz daha zorlayayım mı?”

Bu sorunun tek bir cevabı olsaydı, yoga öğretmek çok daha kolay olurdu. Ama ne yazık ki yok. Çünkü bazen biraz daha kalmak gelişim sağlayabilir.

Bazen ise aynı ısrar, bedenimizin bize verdiği uyarıları görmezden gelmemize neden olabilir. Peki bu dengeyi nasıl kuracağız?


Prasarita Padottanasana yapan yoga uygulayıcısı ile asanada konfor alanı ve güvenli gelişim temasını anlatan kapak görseli.
Yoga pratiğinde gelişim, ne tamamen rahat kalmakla ne de bedeni sürekli zorlamakla oluşur. Önemli olan, bedenin sinyallerini dinleyerek çaba ile güvenlik arasındaki dengeyi kurabilmektir.


Konfor Alanı Her Zaman Kötü Bir Yer Değildir

Son yıllarda “konfor alanından çık” cümlesini o kadar sık duyuyoruz ki, sanki konfor alanı başlı başına olumsuz bir şeymiş gibi algılanabiliyor. Oysa öğrenme biliminde durum biraz daha farklı.


Motor öğrenme üzerine çalışan araştırmacılar, yeni bir becerinin en verimli şekilde öğrenilebilmesi için kişinin ne çok kolay ne de tamamen kontrolünü kaybedeceği kadar zor bir deneyim yaşaması gerektiğini söylüyor. Yani öğrenmenin gerçekleştiği yer, çoğu zaman bu ikisinin arasındaki bölgedir.


Yoga Bize Bunu Her Derste Hatırlatıyor

Bir asanaya girdiğinizde kendinize küçük bir soru sorabilirsiniz:

“Şu anda bedenim çalışıyor mu, yoksa mücadele mi ediyor?”


İkisi aynı şey değil.

Çalışmak; nefesin akmaya devam ettiği, dikkatin sürdüğü ve hareketi yönetebildiğimiz bir deneyimdir.

Mücadele ise çoğu zaman nefesin tutulduğu, yüzün gerildiği ve bedenin “buradan çıkmak istiyorum” demeye başladığı noktadır.

Bu ayrımı fark etmek, yoga pratiğinin en önemli becerilerinden biridir.


Gelişim Her Zaman Daha Derine Gitmekle Olmaz

Bazen bir öğrenci, ayağını birkaç santimetre daha yukarı kaldırdığı için mutlu olur.

Ancak aynı anda omzunu sıkmış, nefesini tutmuş ve dengesini kaybetmiştir. Dışarıdan hareket büyümüştür. İçeriden ise hareket kalitesi azalmıştır.


Bir önceki yazıda konuştuğumuz hareket kalitesi tam da burada devreye giriyor. Çünkü yoga, yalnızca hareketin sonucuyla değil, o sonuca nasıl ulaştığımızla ilgilenir.


Sinir Sistemi Kendini Güvende Hissetmek İster

Daha önce esneklik ve germe refleksi üzerine konuşurken de değinmiştik.

Sinir sistemi, güvenli bulmadığı bir hareketi sınırlayabilir.

Bazen biraz geri gelmek, nefesi düzenlemek, hareketi daha kontrollü yapmak bedenin yeniden güven hissetmesini sağlayabilir.


İlginç olan şu ki, birçok kişi tam da bu noktada hareketin zamanla daha rahat açıldığını fark eder. Çünkü beden zorlandığı için değil, kendini daha güvende hissettiği için izin vermeye başlar.


Peki Kendimizi Hiç mi Zorlamayacağız?

Elbette gelişim biraz merak ister.

Bazen alışık olmadığımız bir hareketi denemek, yeni bir denge pozu çalışmak, kaslarımızı biraz daha fazla kullanmak bütün bunlar gelişimin parçasıdır. Ancak burada önemli olan şey, bedenimize meydan okumakla bedenimizle savaşmak arasındaki farkı anlayabilmektir.


Yoga pratiğinde amaç, sınırlarımızı yok saymak değil; onları tanımak ve zaman içinde bilinçli şekilde genişletmektir.


Benim Derslerde En Çok Söylediğim Cümlelerden Biri

Yıllar içinde öğrencilerime en sık söylediğim cümlelerden biri şu oldu:

“Pozun en derin yerine değil, senin sınırlarına uygun en doğru yerine git.”


Çünkü herkesin “en doğru yeri” farklıdır. Bir öğrencinin bugün geldiği nokta, onun için oldukça öğretici olabilir. Bir başkasının ise biraz daha farklı bir deneyime ihtiyacı vardır.

İyi bir yoga pratiği, herkesi aynı noktaya götürmeye çalışmaz. Herkesi kendi bedenini daha iyi anlamaya davet eder.


Yoga ve Performans Aynı Şey Değil

Bazen farkında olmadan yogayı da bir performans alanına dönüştürebiliyoruz.

Daha ileri bükülmek, daha uzun süre kalmak, daha zor bir asana yapmak. Bunların hepsi güzel hedefler olabilir. Eğer bunları bedenimizin sesini duyamayacak kadar önceliklendiriyorsak, yoga bize vermek istediği en önemli şeyi kaçırabilir. Çünkü yoga, yalnızca bedenimizi eğitmez. Karar verme biçimimizi de eğitir.

Ne zaman ilerleyeceğimizi, e zaman duracağımızı ve ne zaman biraz geri gelmenin aslında en doğru seçim olduğunu öğretir.


Sonuç olarak,

Konfor alanı, kaçmamız gereken bir yer değildir ama sonsuza kadar kalmamız gereken bir yer de değildir. Yoga pratiği bize, güven ile gelişim arasında sağlıklı bir denge kurmayı öğretir.


Gerçek gelişim, bedenimize rağmen gerçekleşmez. Bedenimizle iş birliği içinde gerçekleşir. Belki de iyi bir pratik, her dersten sonra “bugün biraz daha zorladım.” diyebilmek değil, “bugün bedenimi biraz daha iyi anladım" diyebilmektir.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page