top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Ağrı Her Zaman Hasar Anlamına Gelir mi? Bedenimiz Neden Bazen Yanlış Alarm Verebilir?


Yoga yapan hemen herkes hayatının bir döneminde bunu yaşamıştır.

Bir pozun içinde hafif bir ağrı hissedersiniz. İlk düşünce genellikle aynıdır:

“Acaba kendime zarar mı verdim?”


Bu oldukça doğal bir düşünce. Çünkü çoğumuz ağrıyı, doğrudan bir hasarın işareti olduğunu görerek büyüdük. Peki gerçekten ağrı her zaman hasar anlamına gelir mi? Modern ağrı bilimi bu soruya düşündüğümüzden çok daha farklı bir cevap veriyor.


Notlar, anatomi kitabı ve çalışma materyalleri eşliğinde ağrının biyolojisini ve sinir sisteminin koruyucu alarm mekanizmasını anlatan görsel.
Modern ağrı bilimine göre ağrı, her zaman doku hasarının göstergesi değildir. Bazen sinir sistemimizin koruyucu alarm mekanizması olarak ortaya çıkar. Yoga pratiğinde bu bakış açısı, bedenimizi daha güvenli ve bilinçli dinlememize yardımcı olur.


Ağrı, Bedenimizin Alarm Sistemidir

Ağrı, bedenimizin bizi korumak için kullandığı önemli bir uyarı mekanizmasıdır ama her alarm gerçek bir tehlikeyi göstermez.


Bunu evinizdeki duman alarmına benzetebilirsiniz. Gerçekten yangın çıktığında alarm çalabilir. Fakat bazen yalnızca mutfakta kızaran ekmekten çıkan duman da aynı alarmı çalıştırabilir. Alarm gerçektir. Ancak tehlikenin büyüklüğü her zaman aynı değildir. Ağrı da buna benzer şekilde çalışabilir.


Hasar Olmadan da Ağrı Hissedebilir Miyiz?

Evet.

Bunun tam tersi de mümkündür. Bazen ciddi bir doku hasarı olmasına rağmen ilk anda çok az ağrı hissedilebilir. Tam tersi, bazen ise belirgin bir doku hasarı olmamasına rağmen oldukça yoğun ağrı yaşanabilir.


Bu ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir. Ancak ağrı yalnızca dokulardan gelen sinyallere göre oluşmaz. Beynimiz, o an elindeki tüm bilgileri birlikte değerlendirir.


Beynimiz Sürekli Risk Değerlendirmesi Yapar

Modern ağrı biliminin önemli isimlerinden Lorimer Moseley, ağrıyı beynin oluşturduğu koruyucu bir çıktı olarak tanımlar. Yani beynimiz sadece “Burada hasar var mı?” diye bakmaz. Aynı zamanda şu soruları da değerlendirir:

  • Bu hareket güvenli mi?

  • Daha önce burada bir sorun yaşandı mı?

  • Kişi yorgun mu?

  • Stres altında mı?

  • Hareket beklenmedik mi?

Bütün bu bilgiler bir araya gelir. Beyin riskin arttığını düşünürse, bizi korumak amacıyla ağrı oluşturabilir.


Aynı Hareket Neden Bir Gün Ağrıtıp Bir Gün Ağrıtmaz?

Bunu muhtemelen siz de yaşamışsınızdır. Geçen hafta rahat yaptığınız bir asana, bugün rahatsız hissettirebilir. Bu durum sadece kaslarla açıklanamaz.


Uyku kalitesi, yoğun stres, yorgunluk, geçirilmiş hastalıklar, duygusal yük gibi durumlar ağrı algımızı etkileyebilir. Bu nedenle bedenimiz her gün aynı tepkiyi vermez.


Yoga Yaparken Her Ağrıyı Görmezden Gelmeli miyiz?

Kesinlikle hayır.

Burada dikkatli bir denge kurmak gerekir. Özellikle;

  • ani başlayan,

  • keskin,

  • şiddetli,

  • giderek artan,

  • uyuşma veya güç kaybının eşlik ettiği ağrılar mutlaka ciddiye alınmalıdır.

Böyle durumlarda hareketi bırakmak ve gerekiyorsa bir sağlık profesyoneline başvurmak en doğru yaklaşımdır.


Yoga, ağrıyı görmezden gelmeyi değil, bedenimizi daha dikkatli dinlemeyi öğretir.


Peki Yoga Ağrıyla İlişkimizi Değiştirebilir mi?

Bence evet. Ancak burada önemli olan nokta şu:

Yoga her ağrıyı ortadan kaldıran sihirli bir yöntem değildir.


Bunun yerine bedenimizi daha dikkatli gözlemlemeyi, nefesimizi fark etmeyi, gereksiz kasılmaları azaltmayı ve hareket ederken kendimizi daha güvende hissetmeyi destekleyebilir. Bu değişimler bazı kişilerde ağrı deneyimini de olumlu yönde etkileyebilir.


Benim Derslerde En Çok Dikkat Ettiğim Konulardan Biri

Zaman içinde öğrencilerime en sık söylediğim cümlelerden biri şu oldu:

“Ağrıyı bastırmaya çalışmayın ama ondan korkmayın da.” Çünkü bazen en küçük rahatsızlık hissinde panikleyebiliyoruz.


Bazen de tam tersine, bedenimizin verdiği önemli sinyalleri görmezden gelebiliyoruz. Yoga pratiği bana ikisinin ortasında kalmayı öğretti. Merakla gözlemlemek, bedeni dinlemek ve gerektiğinde geri adım atabilmek.


Sonuç olarak,

Ağrı, bedenimizin bize gönderdiği önemli bir mesajdır ama bu mesaj her zaman “Hasar var.” anlamına gelmez. Bazen sadece daha dikkatli olmamızı ister. Bazen dinlenmeye ihtiyaç duyduğumuzu anlatır. Bazen de sinir sistemimizin kendini daha güvende hissetmeye ihtiyaç duyduğunu gösterir.


Bedenimizi anlamanın yolu, ağrıyla savaşmaktan değil, onun ne anlatmaya çalıştığını sakin bir merakla dinlemekten geçiyor. Çünkü iyi bir yoga pratiği, sadece daha esnek bir beden değil, kendi bedeninin dilini daha iyi anlayan bir insan da oluşturabilir.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page