top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Vagal Tonus Nedir? Neden Son Zamanlarda Herkes Bundan Bahsediyor?

Güncelleme tarihi: 21 Tem


Dönem dönem dikkatimizi çeken konular değişiyor. Bir dönem herkes fasya konuşuyordu. Sonra polyvagal teori hayatımıza girdi.

Şimdilerde ise sağlıkla ilgili bir video açsanız, bir podcast dinleseniz ya da yoga üzerine yazılmış yeni bir yazıya baksanız, karşınıza sürekli aynı kavram çıkıyor:

Vagal tonus.


Peki nedir bu vagal tonus? Gerçekten bu kadar önemli mi? Yoksa son zamanlarda popüler olmuş yeni kavramlardan biri mi?


Aslında ilginç olan şu…

Kelimenin kendisi yeni duyuluyor olabilir ama anlattığı sistem hiç de yeni değil.

Hatta yoga yapanlar için, yıllardır deneyimlediğimiz birçok etkinin bilimsel açıklamalarından biri diyebiliriz.


Önce vagus sinirini, sonra da vagal tonusun ne anlama geldiğini birlikte inceleyelim.



Önce Vagus Sinirini Hatırlayalım


Daha önce vagus siniri ile ilgili yazılarımı okuduysanız, onu beynimiz ile bedenimiz arasında çalışan büyük bir iletişim ağı gibi düşünebilirsiniz.

Kalbimiz, akciğerlerimiz, midemiz, bağırsaklarımız…

Hepsi vagus siniri aracılığıyla sürekli beynimizle iletişim halindedir. Yani düşündüğümüzden çok daha fazla organımız, nasıl hissettiğimiz konusunda beynimize sürekli bilgi gönderir.


İşte vagal tonus da bu iletişim sisteminin ne kadar sağlıklı çalıştığını anlatan kavramlardan biridir.



Vagal Tonus Ne Demek?


En basit haliyle anlatacak olursam;

Vagal tonus, sinir sistemimizin stresten sonra yeniden sakinleşebilme kapasitesidir.


Hayatımız boyunca hepimiz stres yaşayacağız. Bunun önüne geçmek zaten mümkün değil. Asıl önemli olan, stres geçtikten sonra bedenimizin tekrar “güvendeyim” diyebilecek noktaya ne kadar kolay dönebildiğidir. İşte yüksek vagal tonus tam

olarak bunu anlatır.


Gün batımında deniz kıyısında meditasyon yapan kişinin silüeti.
Meditasyon, yavaş ve derin nefes çalışmaları vagal tonusu destekleyen, sinir sisteminin yeniden dengeye dönmesine yardımcı olan etkili uygulamalardan biridir.


Yüksek Vagal Tonus Neden Önemli?


Araştırmalar, yüksek vagal tonusa sahip kişilerde bazı olumlu özelliklerin daha sık görülebildiğini gösteriyor. Örneğin;

  • Stres sonrasında daha hızlı toparlanabilmek,

  • Daha dengeli nefes alabilmek,

  • Kalp ritminin daha esnek olması,

  • Sindirim sisteminin daha sağlıklı çalışması,

  • Duyguları düzenleyebilme becerisinin daha güçlü olması,

  • Sosyal ilişkilerde kendini daha güvende hissedebilmek.


Elbette bunlar tek başına vagal tonus sayesinde oluşmaz.

Uyku, beslenme, hareket, genetik özellikler, genel sağlık durumu…

Hepsi bu tabloyu etkiler ama sinir sistemi sağlığının önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilir.



Düşük Vagal Tonus Nasıl Hissedilebilir?


Burada küçük bir uyarı yapmak istiyorum. İnternette bazen “Şu belirti varsa vagal tonusunuz düşüktür.” gibi kesin ifadeler görebiliyoruz. Aslında işler o kadar basit değil. Çünkü aynı belirtilerin birçok farklı nedeni olabilir. Yine de bazı kişilerde şu durumlar görülebilir:


  • Sürekli tetikte hissetmek,

  • Rahatlamakta zorlanmak,

  • Yüzeysel nefes almak,

  • Sindirim problemleri yaşamak,

  • Stres geçse bile uzun süre gevşeyememek,

  • Kendini sürekli alarmda hissetmek.


Bunlar tek başına tanı koydurmaz, ancak sinir sistemimizin biraz daha desteğe ihtiyaç duyduğunu düşündürebilir.



Vagal Tonus Ölçülebilir mi?


Evet...

Bilimsel araştırmalarda bunun için en sık kullanılan göstergelerden biri HRV, yani kalp atım değişkenliğidir.


İlk duyduğumuzda kulağa garip geliyor. “Kalp düzenli atıyorsa daha iyi değil mi?”

Aslında tam tersi. Sağlıklı bir kalp, metronom gibi aynı aralıklarla atmaz.

Atımlar arasında çok küçük zaman farklılıkları olur. Bu değişkenlik, sinir sistemimizin çevreye ne kadar iyi uyum sağlayabildiği konusunda önemli ipuçları verir.



Yoga Vagal Tonusu Destekleyebilir mi?


İşte yoga ile bağlantı tam burada başlıyor. Son yıllarda yapılan birçok araştırma;

özellikle yavaş nefes çalışmaları, meditasyon, gevşeme odaklı yoga, Yin Yoga,

Restoratif Yoga gibi uygulamaların vagus siniri aktivitesini destekleyebileceğini gösteriyor.


Bu nedenle bugün birçok araştırmacı yogayı sadece kasları esneten bir egzersiz olarak değil, sinir sistemi üzerinde de etkileri olabilecek bütüncül bir pratik olarak inceliyor. Burada önemli olan nokta şu:

Yoga bir tedavi yöntemi değildir. Ancak doğru uygulandığında sinir sistemini destekleyen yaşam alışkanlıklarından biri olabilir. Son yıllarda bu kadar konuşulmasının nedeni de tam olarak bu.


Sonuç olarak;

Eskiden sadece kaslarımızı konuşuyorduk. Sonra eklemleri…

Derken fasya gündeme geldi. Şimdi ise sinir sistemimizi konuşuyoruz.

Bence bu çok güzel bir gelişme. Çünkü bazen bedenimizin en çok ihtiyacı olan şey daha fazla çalışmak değil; yeniden kendini güvende hissedebilmek...

Belki de yoga pratiğinin en kıymetli taraflarından biri tam olarak burada başlıyor.



Sıkça Sorulan Sorular


Vagal tonus nedir?

Vagal tonus, vagus sinirinin etkinliğini ve sinir sisteminin stresten sonra yeniden dengeye dönebilme kapasitesini ifade eden bir kavramdır.


Vagal tonus nasıl artırılır?

Kaliteli uyku, düzenli hareket, nefes egzersizleri, meditasyon, sosyal bağlar ve yoga gibi yaşam alışkanlıkları vagal aktiviteyi destekleyebilir.


Yoga vagal tonusu artırır mı?

Bazı bilimsel çalışmalar, özellikle nefes ve gevşeme odaklı yoga uygulamalarının vagus sinirinin aktivitesini destekleyebileceğini göstermektedir. Ancak yoga tıbbi tedavinin yerine geçmez.


Vagal tonus ile HRV aynı şey midir?

Hayır. HRV (kalp atım değişkenliği), vagal aktiviteyi değerlendirmede kullanılan göstergelerden biridir ancak ikisi aynı kavram değildir.

Yorumlar


Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page