top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Güven Duygusunu Destekleyen Küçük Alışkanlıklar


Bazen güven duygusunu çok büyük değişimlerle ilişkilendiriyoruz.

Oysa sinir sistemi için küçük ama düzenli tekrarlar çok daha anlamlı olabilir. Örneğin;

Sabah uyandığınızda birkaç dakika boyunca nefesinizi fark etmek…

Yemek yerken telefonu bir kenara bırakabilmek…

Kısa bir yürüyüş sırasında etrafınıza gerçekten bakabilmek…

Yoga pratiğinde pozun mükemmel görünmesine değil, bedeninizin nasıl hissettiğine odaklanabilmek…


Bunların hiçbiri tek başına hayatımızı değiştirmez ama her biri sinir sistemine aynı mesajı tekrar eder: “Şu anda güvendesin.”

Bazen dönüşüm tam da bu tekrarlarla başlar.


Güven duygusunu destekleyen günlük alışkanlıkları temsil eden, kahve eşliğinde not tutan kişinin yer aldığı sakin bir yaşam ortamı.
Güven duygusu çoğu zaman büyük değişimlerle değil, her gün kendimize verdiğimiz küçük “güvendesin” mesajlarıyla güçlenir


Güven Duygusu ile Konfor Alanı Aynı Şey Değildir

Burada küçük bir ayrım yapmak istiyorum. Çünkü bu iki kavram zaman zaman birbirine karıştırılıyor. Kendimizi güvende hissetmek, hayatımız boyunca hep aynı yerde kalmak anlamına gelmez.

Bazen yeni bir şey öğrenirken de kendimizi güvende hissedebiliriz. Bazen zorlayıcı ama destekleyici bir deneyimin içinde de…


Yoga pratiği bunun güzel örneklerinden biridir. Yeni bir denge pozu denerken biraz zorlanabilirsiniz ama bedeniniz, nefesiniz ve bulunduğunuz ortam size “Burada güvendesin, deneyebilirsin.” mesajını veriyorsa, o deneyim geliştirici olabilir.

İşte güven duygusu biraz da böyle bir zemin oluşturur.


Yoga Derslerinde Bunu Çok Sık Görüyorum

Yıllardır ders verdiğim için bunu defalarca gözlemleme şansım oldu. İlk derse gelen birçok kişi hareketleri doğru yapmaya çalışıyor.

Omuzlar yükseliyor, çene sıkılıyor, nefes fark edilmeden tutuluyor.

Sonra haftalar geçiyor. Aynı kişi artık pozun nasıl göründüğüne değil, bedeninin ne söylediğine kulak vermeye başlıyor.

İşte bana göre gerçek değişim tam da burada başlıyor. Çünkü yoga sadece bedeni değil, bedenle kurduğumuz ilişkiyi de dönüştürüyor.


Son Söz...

Yoga pratiğinde öğrencilerime sık sık şunu söylüyorum:

“Bugün bedeninizi değiştirmeye çalışmayın. Önce onu tanımaya çalışın.”


Bence bu cümle yalnızca yoga için değil, günlük hayat için de geçerli. Çünkü bedenimiz çoğu zaman bize karşı çalışan bir yapı değil. Tam tersine, bizi korumaya çalışan çok akıllı bir sistem. Onu dinlemeyi öğrendikçe, bazen yıllardır aradığımız o sakinlik hissine de biraz daha yaklaşabiliyoruz.

Belki de güven duygusu, dışarıda bulduğumuz bir şey değil; bedenimizle yeniden kurduğumuz ilişkinin doğal bir sonucu.

Yorumlar


Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page