top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Çakraların Bilimsel Açıklaması: Yoga, Vagus Siniri ve Sinir Sistemimiz Arasındaki Bağlantı

Yogayla yolu kesişen hemen herkes bir noktada çakraları duymaya başlıyor.

Belki bir meditasyonda, belki bir yoga dersinde…

Belki de hiç beklemediğiniz bir anda, bir nefes çalışmasının ardından kendinizi daha sakin, daha hafif ya da daha dengede hissettiğinizde…


Sonra şu soru geliyor: “Çakralar gerçekten var mı?”


Çakraların bilimsel açıklaması son yıllarda yoga ile ilgilenen birçok kişinin merak ettiği konuların başında geliyor. Bu soru bana da oldukça sık soruluyor. Aslında bu konuda iki uç yaklaşım var.

Bir tarafta çakraları hiçbir sorgulama yapmadan kabul edenler…

Diğer tarafta ise tamamen reddedenler…

Ben ise ikisinin arasında çok kıymetli bir alan olduğunu düşünüyorum.



Çakralar, vagus siniri ve sinir sistemi arasındaki ilişkiyi temsil eden meditasyon görseli
Çakralar bilimsel olarak kanıtlanmış yapılar olmasa da, bulundukları bölgeler sinir sistemi, vagus siniri ve beden farkındalığıyla dikkat çekici bağlantılar taşır.


Çakralar Bilimsel Olarak Kanıtlandı mı?


Bugün modern bilim, çakraları fiziksel olarak varlığı gösterilmiş anatomik yapılar olarak kabul etmiyor. Yani bedenimizin içinde dönen enerji merkezlerinin varlığı bilimsel yöntemlerle gösterilmiş değil. Bunu bilmek önemli ama burada ilginç bir nokta var. Yoga metinlerinde anlatılan çakraların bulunduğu bölgeler;

  • önemli sinir ağları,

  • hormon bezleri,

  • sinir sistemiyle ilişkili yapılar,

  • yoğun duyusal farkındalık alanları ile dikkat çekici şekilde örtüşüyor.


Bu elbette çakraların bilimsel olarak kanıtlandığı anlamına gelmiyor.

Ancak kadim yoga geleneğinin beden üzerine yaptığı gözlemlerle, bugün nörobilim ve fizyolojinin anlattıkları arasında bazı ilginç benzerlikler olduğunu söyleyebiliriz.



Vagus Siniri Neden Son Yıllarda Bu Kadar Konuşuluyor?


Belki son yıllarda sen de “vagus siniri” kavramını çok daha sık duymaya başladın.

Bunun nedeni, bu sinirin bedenimizin gevşeme ve toparlanma süreçlerinde önemli bir rol oynaması.


Vagus siniri; kalp ritmi, nefes, sindirim sistemi, sosyal bağ kurma, güvenlik hissi gibi birçok süreçte görev alıyor.


Nörobilimci Dr. Stephen Porges’un geliştirdiği Polyvagal Teori de sinir sistemimizin güvenlik hissine göre nasıl farklı tepkiler verdiğini açıklamaya çalışıyor. Yoga pratiğinde yaptığımız bazı uygulamalar ise bu sistemle yakından ilişkili görünüyor.

Örneğin;

  • yavaş nefesler,

  • uzun nefes verişler,

  • mırıldanma,

  • mantra tekrarları,

  • meditasyon

üzerine yapılan araştırmalar, bu uygulamaların gevşeme yanıtını destekleyebildiğini gösteriyor.


Belki de yoga yaptıktan sonra birçok kişinin söylediği şu cümlelerin nedeni biraz da bu;

“İçim rahatladı”

“Kendimi daha güvende hissediyorum”

“Sanki bedenime geri döndüm.”



Nefes Neden Bu Kadar Güçlü?


Bence yoga pratiğinin en etkileyici araçlarından biri nefes. Çünkü nefes sadece oksijen almak değildir. Aynı zamanda sinir sistemimize sürekli gönderdiğimiz bir mesajdır. Yavaş ve kontrollü nefes verdiğimizde bedenimiz farklı bir yanıt üretmeye başlar. Araştırmalar özellikle uzun nefes verişlerin gevşeme sistemini destekleyebildiğini gösteriyor. Bu yüzden;

  • Ujjayi,

  • Nadi Shodhana,

  • Bhramari,

  • uzun nefes verme çalışmaları

yalnızca geleneksel yoga teknikleri değildir. Aynı zamanda sinir sistemini düzenlemeye yardımcı olabilecek araçlar olarak da değerlendirilmektedir. Belki de yoga pratiğinden sonra hissettiğimiz “enerjinin açılması” hissi, bedenimizin yeniden güvenlik hissine yaklaşmasıyla ilişkilidir.



Yoga Pozları Duygularımızı Etkileyebilir mi?


Bunu yıllardır hem kendi pratiğimde hem de öğrencilerimde gözlemliyorum. Bazı pozlardan sonra insanlar gerçekten farklı hissediyor. Örneğin göğüs kafesini açan kalp açıcı pozlardan sonra birçok kişi daha rahat nefes aldığını söylüyor.

Topraklayıcı ayakta duruşlardan sonra kendini daha dengede hisseden çok öğrenci oluyor. Mantra çalışmalarından sonra ise insanlar çoğu zaman daha sakin olduklarını ifade ediyor.


Bunun nedeni tek başına “çakraların açılması” mı?

Bunu bugün bilimsel olarak söyleyemeyiz. Ancak;

Ama nefesin değişmesi…

Kas tonusunun azalması…

Sinir sisteminin sakinleşmesi…

Bunların hepsi bilimsel olarak üzerinde çalışılan süreçler. Kadim yoga geleneği bu deneyimleri “enerji” diliyle anlatmış. Modern bilim ise aynı deneyimleri fizyoloji ve sinir sistemi üzerinden açıklamaya çalışıyor. Bence bunlar birbirinin rakibi olmak zorunda değil.



Yoga Eğitmenleri Çakraları Nasıl Anlatabilir?


Bu konuda benim yaklaşımım ise, çakraları ne abartılı şekilde mistikleştirmeyi doğru buluyorum. Ne de tamamen yok saymayı. Bence en sağlıklı yaklaşım, onları yoga geleneğinin kullandığı sembolik ve deneyimsel bir dil olarak anlatmak. Bunu yaparken de bilimsel sınırları dürüstçe paylaşmak. Çünkü bugün öğrenciler sadece bir şeye inanmak istemiyor. Ne yaşadıklarını da anlamak istiyorlar ki, bence bu çok kıymetli.



Son Bir Şey…

Belki çakralar fiziksel olarak görebildiğimiz yapılar değil ama yoga yaparken yaşadığımız deneyimler gerçek.

Nefesimizin değişmesi gerçek...

Kalp atışımızın yavaşlaması gerçek...

Kaslarımızın gevşemesi gerçek...

Sinir sistemimizin sakinleşmesi gerçek...

Belki de çakralar, bütün bunları anlatmak için kullanılan çok eski ve oldukça zarif bir dil.


Yoga bazen bize hissettiriyor. Bilim ise o hislerin bedenimizde nasıl oluştuğunu anlamamıza yardım ediyor. Bana göre en güzel yer tam da bu ikisinin buluştuğu yer.




Sıkça Sorulan Sorular


Çakralar bilimsel olarak kanıtlandı mı?

Hayır. Günümüzde çakralar modern bilim tarafından anatomik yapılar olarak kabul edilmemektedir. Ancak çakra sisteminin tarif ettiği bölgeler ile sinir ağları, hormon bezleri ve bazı fizyolojik süreçler arasında dikkat çekici benzerlikler bulunmaktadır.


Çakralar ile vagus siniri aynı şey midir?

Hayır. Vagus siniri anatomik olarak varlığı gösterilmiş bir sinirdir. Çakralar ise yoga ve Ayurveda geleneğinde kullanılan enerji merkezleri kavramıdır. Birbirleriyle aynı yapı değildir ancak bazı deneyimsel benzerlikler üzerinden birlikte ele alınabilir.


Nefes çalışmaları sinir sistemini gerçekten etkiler mi?

Evet. Özellikle yavaş ve kontrollü nefes uygulamalarının gevşeme yanıtını destekleyebildiğini gösteren çok sayıda bilimsel araştırma bulunmaktadır.


Yoga yaparken hissettiğim duygusal değişimler normal mi?

Evet. Yoga sırasında nefesin, hareketin ve dikkatin değişmesiyle birlikte birçok kişi kendini daha sakin, daha rahat veya daha duygusal hissedebilir. Bu deneyimler kişiden kişiye farklılık gösterebilir.


Yoga eğitmenleri çakraları bilimsel gerçek gibi anlatmalı mı?

Hayır. Çakraları yoga geleneğinin önemli bir parçası olarak anlatırken, bunların modern bilim tarafından kanıtlanmış anatomik yapılar olmadığını da açıkça paylaşmak, hem bilimsel hem de etik açıdan daha doğru bir yaklaşımdır.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page