top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Yoga Yaparken En Sık Görülen Sakatlanmalar Bedeni Zorlamadan Pratik Yapmak Neden Bu Kadar Önemli?


Yoga dışarıdan bakıldığında oldukça güvenli, yumuşak ve sakin bir pratik gibi görünüyor. Aslında doğru şekilde uygulandığında gerçekten de öyle.


Ancak öğrencilerime hep söylediğim bir şey var, yoga da sonuçta bedenle yapılan bir pratik.

Kaslarla çalışıyoruz,

Eklemlerle çalışıyoruz,

Dengeyle çalışıyoruz,

Nefesle çalışıyoruz,

Yani bedenimizi hiç kullanmadan sadece meditasyon yapmıyoruz.


Dolayısıyla yürüyüşte, pilateste ya da ağırlık antrenmanında olduğu gibi yogada da bedenimizi dinlememiz gerekiyor. Sakatlanmalar çoğu zaman yoga yaptığımız için değil, bedenimizin bize verdiği sinyalleri yeterince dinlemediğimiz için ortaya çıkıyor.


Yıllardır ders verirken şunu çok net gördüm, insanların büyük kısmı en zor pozlarda değil, tam da “Biraz daha gidebilirim.” dediği anda kendini zorluyor.


Ben öğrencilerime derste en sık şu cümleyi söylüyorum:

Yoga, bedenini fethetmeye çalıştığın bir yer değil; onunla iş birliği yapmayı öğrendiğin bir alan.



Yoga pratiğinde doğru hizalanma, omurga desteği ve güvenli hareket tekniklerini gösteren yoga uygulayıcıları.
Doğru hizalanma, nefes farkındalığı ve beden sinyallerini dinlemek, yoga pratiğini hem güvenli hem de sürdürülebilir hale getirir.

Peki yoga yaparken sakatlanma riski neden oluşur ve bunu azaltmak için nelere dikkat etmek gerekir? Gelin birlikte bakalım.



Yoga Yaparken En Çok Hangi Bölgeler Zorlanıyor?


Bilimsel çalışmalara baktığımızda yoga pratiğinde en sık zorlanan bölgeler genellikle:

* Bel

* Boyun

* Omuz

* Diz

* El bilekleri


Özellikle hızlı akışlarda, çok fazla tekrar içeren derslerde ya da sadece esnekliği geliştirmeye odaklanan çalışmalarda bazı eklemler gereğinden fazla yük alabiliyor.


Bir de sosyal medyanın etkisi var. İleri seviye pozlar izlemek ilham verici olabilir ama bazen farkında olmadan “Ben de bunu yapmalıyım.” hissi oluşturabiliyor.

Halbuki yoga hiçbir zaman bir yarış olmadı ve hiçbir zaman da olmamalı.



Bel Bölgesi Neden Bu Kadar Hassas?


Bel bölgesi yogada en çok dikkat edilmesi gereken alanlardan biri. Özellikle;

* derin geriye bükülmeler,

* zorlayıcı öne katlanmalar,

* merkez kasları yeterince aktif olmadan yapılan geçişler, bel bölgesine gereğinden fazla yük bindirebiliyor.


Üstelik bel ağrısı yaşayan birçok kişi bunun sadece geriye bükülmelerden kaynaklandığını düşünüyor. Halbuki çoğu zaman mesele tek bir poz değil; aynı yüklenmeyi tekrar tekrar yapmak ya da hareketi yanlış yerden başlatmak.

Mesela kişi kalçadan hareket etmek yerine sürekli belden hareket etmeye çalışıyorsa, zamanla omurga daha fazla yük taşımaya başlıyor.


Omurga üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Stuart McGill’in de sıkça vurguladığı gibi, omurga tekrar eden yanlış yüklenmelere karşı oldukça hassas olabiliyor. Bu yüzden yogada sadece daha fazla esnemek değil, aynı zamanda stabilite oluşturmak da çok önemli.



Omuzlar Sessizce Yorulabiliyor


Özellikle Vinyasa pratiğinde omuzlar ciddi bir yük taşıyor.

Chaturanga… Plank… Kol destekleri… Ters duruş hazırlıkları…


Bunların hepsi omuz çevresindeki kasların birlikte ve dengeli çalışmasını gerektiriyor.

Eğer bu denge kurulamazsa zaman içinde omuz sıkışmaları veya rahatsızlıklar gelişebiliyor. Burada önemli olan her zaman güçsüz olmak değil. Bazen sorun sadece kapasitenin üzerinde yüklenmek olabiliyor.


Bazen öğrenciler dinlenmeyi geri adım atmak gibi görüyor. Oysa beden tam da dinlenirken güçlenmeye başlıyor. Dinlenmek tembellik değildir, yoga pratiğinin doğal bir parçasıdır.



Dizler Neden Hassas?


Diz çok hareket etmeyi seven bir eklem değil. Aslında stabil kalmayı sever.

Kalça yeterince hareket edemediğinde ise yük çoğu zaman dize aktarılır. Özellikle;

* Lotus pozları,

* derin dış rotasyonlar,

* uzun süre zorlayıcı oturuşlar,

her beden için uygun olmayabilir.


Aslında bunu özellikle söylemek istiyorum, her beden aynı pozu yapmak zorunda değildir. Bu başarısızlık değildir, tamamen anatomiyle ilgilidir.


Paul Grilley’nin anatomi çalışmalarında da gösterdiği gibi, kemik yapılarımız ve eklem şekillerimiz birbirinden oldukça farklıdır. Bu yüzden bir pozun bir kişide rahat hissedilmesi, herkes için aynı şekilde hissedileceği anlamına gelmez.



Daha Esnek Olmak Her Zaman Daha İyi Demek Değil


Yoga dünyasında en sık karşılaştığım yanlış inanışlardan biri ise:

“Daha çok esnersem daha iyi yoga yaparım.”


Asıl mesele sadece daha fazla esnemek değil. Bedenin gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlayabilmek. Bazı kişiler zaten doğuştan oldukça hareketli eklemlere sahip olabiliyor. Bu durumda ihtiyaç duydukları şey biraz daha fazla esnemek değil;

* güçlenmek,

* dengeyi artırmak,

* eklemleri desteklemek olabiliyor.

Özellikle hipermobil bireylerde bu konu oldukça önemli.



Nefesiniz Size Çok Şey Söyler


Beden zorlanmaya başladığında bunu çoğu zaman ilk nefesimiz söyler.

  • Nefes tutulur.

  • Çene sıkılır.

  • Omuzlar yükselir.

  • Yüz kasları gerilir.


Aslında beden sessizce bize şöyle diyordur: “Burada biraz yavaşla.”

Bu yüzden yogada nefes sadece bir teknik değildir. Aynı zamanda bedenimizin güvenlik göstergelerinden biridir.



Peki Güvenli Bir Yoga Pratiği İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz?


Benim öğrencilerime her zaman önerdiğim birkaç temel nokta var:

* Ağrı ile esneme hissini birbirinden ayırmaya çalışın.

* Başkalarıyla kendinizi kıyaslamayın.

* Her gün bedeninizin farklı olabileceğini kabul edin.

* Gerektiğinde blok, kemer veya farklı varyasyonlar kullanın.

* Dinlenmeye izin verin.

* Nefesiniz bozuluyorsa biraz yavaşlayın.


İnanın bunlar düşündüğünüzden çok daha değerlidir. Yoga sadece poz yapmak değildir. Asıl mesele, bedeninizi her gün biraz daha iyi tanımaktır.



📌 Bunu da Bilmek Faydalı Olabilir


Eğer yoga pratiği sırasında ya da sonrasında sürekli aynı bölgede ağrı hissediyorsanız veya bu ağrı günlerce devam ediyorsa, bunun nedenini sadece yoga pratiğine bağlamayın.


Gerekirse bir hekim veya fizyoterapist değerlendirmesi almak en güvenli yaklaşımdır.


Yoga, gerektiğinde sağlık profesyonellerinin önerileriyle birlikte ilerlediğinde çok daha güvenli ve etkili bir pratiktir.



Son Olarak...


Yıllardır ders verirken gördüğüm en güzel değişim şu ki, insanlar zamanla bedenlerine karşı daha nazik olmaya başlıyor. Fark ediyorlar ki beden aslında bize sürekli bir şey anlatıyor.

Bazen “Biraz güçlen.” diyor.

Bazen “Bugün dinlen.” diyor.

Bazen de “Bugün bu kadar yeter.” diyor...

Belki de yoga tam olarak bunu duyabilme pratiği, çünkü gerçek ilerleme ayağını başının arkasına koyabilmek değildir.

Gerçek ilerleme, bedeninin sana ne söylediğini duyabilecek kadar onunla dost olabilmektir.




Sıkça Sorulan Sorular


Yoga sakatlanmaya neden olur mu?

Doğru teknikle ve kişinin bedenine uygun şekilde uygulandığında yoga genel olarak güvenli bir egzersizdir. Ancak her fiziksel aktivitede olduğu gibi yanlış yüklenmeler, aşırı zorlama veya beden sinyallerini görmezden gelmek sakatlanma riskini artırabilir.


Yoga yaparken ağrı normal midir?

Hayır. Esneme hissi ile ağrı aynı şey değildir. Keskin, batıcı, noktasal veya eklem içinde hissedilen ağrı normal kabul edilmez ve pozdan çıkılması gerekir.


Esnek olmadığım için yoga yapabilir miyim?

Kesinlikle. Esnek olmak yoga yapmanın ön koşulu değildir. Düzenli pratikle hareket kalitesi, denge ve farkındalık zaman içinde gelişir.


Hipermobil kişiler yogada nelere dikkat etmelidir?

Hipermobil bireylerde sadece esnekliği artırmaya odaklanmak yerine güçlenme, stabilite ve kontrollü hareket çalışmaları daha önemlidir.


Yoga yaparken ekipman kullanmak gerekli midir?

Blok, kemer ve battaniye gibi yardımcı ekipmanlar pozları kolaylaştırmak için değil, bedeni daha güvenli ve daha doğru şekilde desteklemek için kullanılır.

Yorumlar


Duyurularımızdan haberdar olun

Jiva Yoga

Kadıköy / İstanbul

©2019 Jiva Yoga Didem Oylumlu

bottom of page