Kas Hafızası Gerçekten Var mı? Yoga Pratiğinde Bedenimiz Öğrendiklerini Nasıl Hatırlıyor?
- Didem Oylumlu

- 3 Ağu
- 2 dakikada okunur
İlginç bir bilgiyle başlayalım.
Bisiklete binmeyi yıllarca yapmasanız bile, yeniden bindiğinizde birkaç dakika içinde dengeyi bulabilirsiniz.
Yüzmeyi, araba kullanmayı, hatta yıllar önce öğrendiğiniz bazı dans figürlerini bile.
Peki bütün bunları gerçekten kaslarımız mı hatırlıyor?
Yoksa hafızanın asıl sahibi başka biri mi?
Aslında “kas hafızası” dediğimiz şeyin hikâyesi düşündüğümüzden biraz daha ilginç.

Kaslarımızın Hafızası Var mı?
“Kollarım hatırladı.”
“Bedenim unutmamış.”
Bunlar günlük hayatta çok kullandığımız ifadeler.
Ben de zaman zaman kullanıyorum.
Ama bilimsel açıdan baktığımızda iş biraz farklı.
Çünkü hatırlayan kaslarımız değil.
Öğrenen ve tekrar eden aslında sinir sistemimiz.
Kaslarımız ise bu öğrendiğimiz hareketi uygulayan harika bir ekip arkadaşı gibi çalışıyor.
Hareket Etmeyi Beynimiz Öğreniyor
İlk kez yoga yapmaya başladığımız günleri düşünün.
Sağ ve solu karıştırıyoruz.
Nefesi unutuyoruz.
Bir ayağın üzerinde durmak bile zor geliyor.
Ama haftalar geçtikçe aynı hareketler daha akıcı olmaya başlıyor.
Bunun nedeni kaslarımızın “ezber yapması” değil.
Beynimizin ve sinir sistemimizin o hareketi daha verimli organize etmeyi öğrenmesi.
Nörobilim alanındaki çalışmalarıyla tanınan Dr. Norman Doidge, beynimizin yeni deneyimlere uyum sağlayabilme kapasitesini anlatırken bunun yaşam boyu devam eden bir süreç olduğunu vurguluyor.
İlk okuduğumda beni en çok etkileyen şeylerden biri buydu.
Çünkü öğrenmenin çocuklukta bitmediğini, hayat boyu devam ettiğini hatırlatıyordu.
Peki O Zaman “Kas Hafızası” Neden Deniyor?
Aslında bu ifade tamamen yanlış da değil.
Son yıllarda kas hücreleri üzerine yapılan bazı araştırmalar, düzenli antrenman yapan kişilerde kasların yeniden güç kazanmasının daha hızlı olabileceğini gösteriyor.
Bu konuda özellikle kas fizyolojisi üzerine çalışan Kristian Gundersen’in araştırmaları oldukça ilgi çekici.
Ancak yoga pratiğinde “kas hafızası” dediğimiz şeyin büyük bölümü, hareketi tekrar tekrar deneyimleyen sinir sistemimizin öğrenme becerisiyle ilişkili.
Yani hareketi hatırlayan yalnızca kaslar değil.
Bütün sistem birlikte öğreniyor.
İşte Bu Yüzden Tekrar Çok Önemli
Bazen öğrencilerim şöyle söylüyor:
“Bu pozu geçen hafta yapabiliyordum, şimdi yine zorlanıyorum.”
Aslında bu çok normal.
Çünkü öğrenme düz bir çizgi hâlinde ilerlemiyor.
Bazen bir adım ileri gidiyoruz.
Bazen biraz duruyoruz.
Sonra bir gün hiç beklemediğimiz anda hareket çok daha kolay gelmeye başlıyor.
Bence bedenimizin en güzel özelliklerinden biri de bu.
Sabırla tekrar ettiğimiz şeylere uyum sağlayabilmesi.
Yoga Sadece Kasları Değil, Beyni de Çalıştırıyor
Bir asanaya girerken sadece kaslarımız çalışmıyor.
Denge sistemimiz devrede.
Gözlerimiz çevreyi takip ediyor.
Nefesimiz ritmi belirliyor.
Beynimiz bütün bu bilgileri aynı anda bir araya getiriyor.
Belki de bu yüzden yoga pratiği sadece fiziksel bir egzersiz gibi hissettirmiyor.
Çünkü her tekrar, aslında sinir sistemimiz için de yeni bir öğrenme fırsatı oluyor.
Bazen En Büyük Gelişim Dışarıdan Görünmez
Bir öğrenci ilk derste ağaca duruşunda beş saniye bile kalamayabilir.
Bir ay sonra hâlâ ayağını yukarı koyamıyor olabilir.
Dışarıdan bakınca hiçbir şey değişmemiş gibi görünür.
Ama aslında içeride çok şey olmuştur.
Denge sistemi gelişmiştir.
Hareket daha akıcı hâle gelmiştir.
Nefes daha sakindir.
Beden paniğe kapılmadan o pozda kalmayı öğrenmiştir.
İşte bana göre gerçek ilerleme tam da budur.
Sonuç
Kas hafızası dediğimiz şey, yalnızca kaslarımızın değil, bütün sinir sistemimizin öğrenme kapasitesini anlatan güzel bir ifade.
Her tekrar…
Her nefes…
Her pratik…
Bedenimize yeni bir şey öğretiyor.
Belki de bu yüzden yogada “mükemmel yapmak” yerine “düzenli yapmak” çok daha değerli.
Çünkü bedenimiz bir gecede değişmiyor.
Ama sevdiğim bir yönü var:
Ona zaman verdiğimizde, öğrendiklerini kolay kolay unutmuyor.



Yorumlar